AnaSayfa          

                                                     
Birdiyar.Net  Akraba Evliligii
Her insanda 23 çift kromozom vardir. Her bir çift kromozomun bir tanesi anneden, digeri babadan gelmektedir. Kromozomlar, kalitimimizla ilgili olan DNA'yi içerir. DNA'nin fonksiyonel ürün kodlayan bölümler ise Gen denir.

Herbir kromozomda binlerce gen vardir. Her gen, kromozom üzerinde özel bir yere sahiptir. Genler bir kusaktan digerine aktarilan kalitsal birimlerdir. Bazi hastaliklarin ortaya çikmasinda sadece anneden veya babadan bozuk gen aktarilmasi yeterliyken, bazi hastaliklarda hem anneden hem de babadan bozuk olan genin alinmasi sonucu hastalik ortaya çikar. Böyle bir durumda anne ve baba saglikli olabilirler, ancak bozuk gen tasimaktadirlar; yani tip dilinde Heterozigot olarak adlandirdigimiz durum söz konusudur. Hastaligin ortaya çiktigi çocuk ise Homozigot'tur yani her iki bozuk genide aldigi için hasta olmustur. Iste bu kalitima Otozomal Resesif Kalitim denmektedir. Otozomal resesif kalitimda, ayni bozuk geni tasiyan anne ve babanin hasta çocuk sahibi olma ihtimali %25'tir.

Akraba evliliklerinde, hem annenin hem babanin ayni bozuk geni tasima ihtimali, akraba evliligi yapmayan diger kisilere oranla daha yüksek oldugu için, çocugun da hasta dogma ihtimali, normal populasyona göre artmistir. Bununla beraber, düsük ve ölü dogum ihtimali de artmistir.

Son yillarda yapilmaya baslanan calismalar, ülkemizdeki kan yakini evlilik oranini %21-40 arasinda belirlemistir. Almanya'da ise bu oran sadece %0,1- 0,3 arasindadir.

Akraba evliligi yapmis anne adaylarina tavsiyem, gebelikleri sirasinda genetik danisma almalari olacaktir.
Hazirlayan:Dr.Seval YAGMUR TÜRKMEN 31 Ekim 2000, Sali
Akraba evliliklerinin yoğun olduğu ülkelerde, sakat bebek doğumları çok sık görülmektedir. Türk toplumunda da akraba evlilikleri çok yaygındır.Akraba evliliklerinin yapılmasındaki nedenler arasında genellikle, aileye ait mal varlığının dağıtılmak istenmemesi , aile bireyleri arasındaki sevgi ve saygıyı devam ettirmek , akrabaların evlilik ve sosyo ekonomik konulardaki beklentilerinin aynı doğrultuda olması ve karşı cinsle rahat iletişim kuramama gibi etkenler sayılabilir. Akrabalararası yapılan evliliklere endogamik evlilikler denilmektedir.
Kalıtımda taşıyıcı olan genlerdir. Bizler nesiller boyunca atalarımızdan bize gelen genetik kalıtımla yaşıyoruz . Vücudumuzun büyümesi , gelişmesi ve idame edilmesi genlerimizin kontrolü altındadır. Vücudumuzun temel taşı olan gen’ler, bir DNA molekülünündeki belirli bir özellik içeren kesittir. Her bir gen ya da birkaç gen kümesi bizdeki her bir özelliğin bilgi kodunu içerir. Örneğin saç rengi ,göz rengi vs .Genler, kromozomlarla birlikte çoğalarak, hücre bölündükçe yeni hücrelere geçerler. Kişide her genin, biri anneden biri babadan gelmiş olan iki kopyası (aleli) bulunur. Bazen genin bir kopyasının yapısı bozuk olabilir ve bu bozuk kopya yüzde elli olasılıkla çocuğa geçer. Bozuk bir gen, bozuk vücut işlevi anlamına gelir.
İnsanlar birçok kalıtsal hastalığın genini taşıyabilir. Akraba evliliklerinde anne ve babanın aynı soyağacına mensup olması aynı genin bozuk kopyasını taşıma, yani hastalığın taşıyıcısı olma olasılığı çok yüksek olmasına neden olur.
İşte akraba ile evlenme, zararlı baskın ve çekinik genlerin üst üste gelerek sıklıklarının çakışması sonucu ortaya çıkma ihtimalini artırdığından genetik hastalıkların görülmesine yol açabilmektedir. Bunların çocukta görülmesi için ana ve babanın her ikisinin de en az bir zararlı çekinik gene sahip olması gerekir. Dolayısı ile akraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip olan ailede , zararlı (resesif) genlerin birbirleriyle karşılaşma olasılığı fazla olacaktır. Akraba ile evlenme, kalıtımla geçen hastalıkların bulunduğu ailelerde bu yönden sakıncalıdır. Böyle durumlarda bazı çekinik genler çakışabilecek ve böylelikle hasta çocukların doğma ihtimali artacaktır.
Türkiye gibi akraba evliliklerinin yoğun olduğu ülkelerde, sakat bebek doğumları çok sık görülmektedir. Akraba evliliklerin görülmesinin sebepleri arasında genellikle, aileye ait mal varlığının dağılmaması, aile bireyleri arasındaki sevgi ve saygıyı korumak, akrabaların evlilik ve sosyoekonomik beklentilerinin aynı olması ve karşı cinsle rahat iletişime girememe gibi etkenler sayılabilir. Akrabalar arasında yapılan evliliğe endogami denilmektedir.
 
 Kalıtımın taşıyıcısı genlerdir. Bizler nesiller öncesinden gelen atalarımızın bize hediye ettiği genetik kalıtımla yaşama başlamaktayız. Vücudumuzun büyüyüp gelişmesi ve çalışması genlerimizin kontrolü altındadır. Yaşamın temel taşı olan gen’ler, bir DNA molekülündeki belirli bir özellik içeren kesitine verilen addır. Her bir gen ya da birkaç gen kümesi bizdeki bir özelliğin bilgisini içerir. Anne ve babadan eşit olarak geçen genler, bizdeki tüm yaşam duvarlarını örer. Genler hücrelerde bulunan kromozomların kısımlarıdır. Dolayısıyla genler, kromozomlarla birlikte çoğalarak, hücre bölündükçe yeni hücrelere geçerler. Kişide her genin, biri anneden biri babadan gelmiş olan iki kopyası (aleli) bulunur. Bazen genin bir kopyasının yapısı bozuktur ve bu bozuk kopya yüzde elli olasılıkla çocuğuna geçer. Bozuk bir gen, kişinin bazı vücut işlevlerinin bozulmasına neden olur.
 
 Bir karaktere ait olan özelliğin diğerine baskın olması halinde o karaktere baskın (dominant) gen , baskın olmayan gen’e resesif (çekinik) gen denir. Bir karakterin çıkması, iki aynı gen frekansının karşılaşması demektir. Eğer bir hastalığa ait gen (resesif) anneden aktarılırken, babadan da aynı (resesif) gen ile karşılaşırsa o hastalık mutlaka doğacak olan çocukta çıkacaktır. Eğer , anneden resesif gen, babadan da dominant gen karşılaşırsa bu sefer doğacak çocuk da tıpkı anne ve babası gibi hastalığın taşıyıcısı olacak, ama o hastalık açığa çıkmayacaktır. Aynı karakterde iki resesif genin karşılıklı gelmesi çekinik alleller sonucu hastalık çıkar. Anne ve babadan iki baskın gen (dominant) alan çocuk (baskın alleller) ise tamamen sağlıklıdır.Dolayısı ile, akraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip olan ailede , resesif genlerin birbirleriyle karşılaşma ihtimalleri, daha fazla olacaktır.
 
 Buna örnek olarak kahverengi ve mavi göz renklerini ele alalım. Kahverengi göz rengi dominant gen (baskın) olsun , diğeri için de mavi ise (çekinik) resesif gen diyelim. Anne-babadan birinin göz renginin mavi (m), diğerinin kahverengi (K) olduğunu düşünelim.
 
 Bebekler anne-babalarından kalıtımla; kahverengi-kahverengi (KK), kahverengi-mavi (Km), mavi-kahverengi (mK) ve mavi-mavi (mm) genler gibi dört ihtimal almış olurlar. İlk üç durumda bebeğin gözleri kahverengi (baskın renk olduğu için), son şıkta ise mavi (çekinik renk olduğu için) olacaktır.
 
 KK=K Km=K mK=K mm=m
 
 İnsanlar birçok kalıtsal hastalığın genini taşır. Normal aile yapısında da hamilelikte çocuğun hastalıklı doğma olasılığı %25, taşıyıcı olma olasılığı %50, genin bozuk kopyasını hiç almamış olma olasılığı ise %25'tir. Akraba evliliklerinde aynı soydan geldikleri için anne ve babanın aynı genin bozuk kopyasını taşıma, yani hastalığın taşıyıcısı olma olasılığı çok yüksek olduğundan çocuklarında hastalıkların oluşma şansı çok daha fazladır.
 
 İşte akraba ile evlenme, zararlı baskın ve çekinik genlerin üst üste gelerek frekanslarının çakışması sonucu ortaya çıkma ihtimalini artırdığından genetik hastalıkların görülmesine yol açabilmektedir. Bunların çocukta görülmesi için ana ve babanın her ikisinin de en az bir zararlı çekinik gene sahip olması gerekir. Biraz önceki göz rengi örneğinde olduğu gibi, mavi göz renginin çekinik genleri, hem anneden hem babadan gelirse, çocuk mavi gözlü olacaktır. Dolayısı ile akraba evliliklerinde aynı gen yapısına sahip olan ailede , zararlı (resesif) genlerin birbirleriyle karşılaşma olasılığı fazla olacaktır. Akraba ile evlenme, kalıtımla geçen hastalıkların bulunduğu ailelerde bu yönden sakıncalıdır. Böyle durumlarda bazı çekinik genler çakışabilecek ve böylelikle hasta çocukların doğma ihtimali artacaktır. Hastalığın çıkması, iki resesif genin karşılık olarak bir araya gelmesi demektir. Bilindiği üzere resesif genler hastalık taşıyan genlerdir.
 
 Ailede genetik dağılım ,erkek ve kız kardeşlerde, genellikle genlerin yarısı birbirinin aynıdır. Gen ortaklarının oranları, akrabalık uzaklaştıkça küçülür. Torunlar, dede ve ninelerin dörtte bir genine sahiptir. Yeğenlerin genleri ise, genellikle amca ve halalarının, dayı ve teyzelerinin dörtte bir genine eşittir. Daha uzak akrabalıklarda bu oran, kardeş çocuklarında olduğu gibi sekizde bire düşmektedir .                              

 
 

                                                                                                                                                     Sektör türkiye sektörler